May 15 2008

YAKUP KADRİ KARAOSMANOĞLU

Kategori: EdebiyatX @ 23:04

HAYATI
Yakup Kadri, onyedinci yüzyılın sonlarından başlayarak Saruhan Vilayeti
denilen Aydın ve Manisa bölgesinde hüküm sürmüş Karaosmanoğlu sülalesindendir.
Mısır’da İbrahim Paşa konağına yerleşen ve orada İkbal hanımla evlenen Kadri
beyin oğludur. 27 Mart 1889′da Kahire’de doğdu. İbrahim Paşa’nın ölümü üzerine
altı yaşındayken ailesiyle birlikte Manisa’ya geldi. İlköğrenimine Fevziye
Mekteb-i İptidaisinde başladı. İki yıl sonra da İzmir İdadisi’ne gönderildi
(1903). Şahabettin Süleyman’la arkadaşlığı buradan gelir. Ama öğrenimini
tamamlayamaz. Babası daha o öğrenimine başlamadan ölmüş, İkbal hanımın
satılacak mücevherleri kalmamıştır. Aile yeniden Mısır’a dönünce
İskenderiye’deki Freres’ler Fransız okuluna girdi. Burada da bir yıl okudu.
İdadi özlemi ,onu İzmir’e çektiyse de, tatilini geçirmek için geldiği Mısır’da
(1906) Jön Türkler’le tanıştı. İzmir’e dönmekten vazgeçti. Sınavla yeniden
girdiği Freres’ler okulunda iki yıl sonra bakaloryasını vererek ortaöğrenimini
tamamladı.
1908′de ailece yurda döndüler. İstanbul’a yerleştiler. Yakup Kadri, Mekteb-i
Hukuk’a girdi. Ama bitirmeden, üçüncü sınıftan ayrıldı. Bu arada İbsen’den
esinlenerek yazdığı Nirvana adlı tek perdelik oyunu yayımlanmış, arkadaşı
Şahabettin Süleyman’ın aracılığıyla Fecr-i Ati topluluğuna katılmıştır. Bir
yandan Fecr-i Aticilere yönelik eleştirilere cevap vermekte, bir yandan da
Servet-i Fünun’da küçük hikayeler yayımlamaktadır. Mensur şürleri de bu ilk
dönemin ürünleridir.
1912′de tüberküloza yakalandığını öğrenir. Ama ancak 1916′da tedavi için
İsviçre’ye gidebilecek, üç buçuk yıl orada kalacaktır. Bektaşilikle ilgisi de
bu yıllarda, İsviçre’ye gitmeden öncedir. O sıralar Paris’ten yeni dönmüş olan
Yahya Kemal’in de etkisiyle Yunan ve Latin kaynaklarına dayalı yeni bir sanat
anlayışını savunmaya başlamıştı. Ayrıca Doğu mitolojisiyle de ilgileniyor, bir
mistisizme yöneliyordu. Bu eğilim onu bektaşi tekkesine itti, Nur Baba’
romanını yazdı gözlemlerinden yararlanarak. Ama hem karşılaşacağı tepkiler,
hem İsviçre’ye gidişi yayımlanmasını engelledi.
1913′te ilk hikaye kitabını çıkarır: Bir Serencam. Ama önce Balkan,
ardından da 1′inci Dünya Savaşları, bu savaşlarla gelen yıkım, Yakup Kadri’de
bir değişime yolaçacak, sanatın şahsi ve muhterem olduğu düşüncesinden
yavaş yavaş uzaklaşacaktır. Mondros antlaşmasından sonra onu İkdam yazarı
olarak görürüz (1919). Güncel olayları izleyen, Kurtuluş Savaşı’nı destekleyen
bir gazetecidir artık. Hikayeleri de Milli Mücadele ile ilgilidir. Daha sonra
o günlerin ürünü olan makalelerini Ergenekon’da toplayacaktır.
1921′de Ankara’nın çağrısı üzerine Anadolu’ya geçti. Görevli olarak Kütahya,
Simav, Gediz, Eskişehir, Sakarya yörelerini dolaştı. Önce Mardin (1923-31),
sonra Manisa milletvekili oldu (1931-34). Evliliği de bu dönemdedir.
Mutasarrıf Asaf Bey’in kızı, Burhan Asaf Belge’nin kızkardeşi Leman Hanımla
evlenmiş (11 Ekim 1923); yine bu dönemde Kiralık Konak, Nur Baba adlı
romanlarını yayımlamış, Cumhuriyet ve Hakimiyet-i Milliye gazetelerinde
makaleler yazmış (1923-25), tedavi için ikinci kez gittiği (1926) İsviçre’den
Alp Dağlarından başlığıyla izlenimlerini kaleme almıştır. 1932 yılı ise
Yakup Kadri için ayrı bir önem taşır. Vedat Nedim Tör, Burhan Asaf Belge,
İsmail Hüsrev Tökin ve Şevket Süreyya Aydemir’le birlikte Kadro’ dergisini
çıkarırlar. Büyük yankı uyandıran ve tartışmalara yolaçan romanı Yaban da aynı
yıl yayımlanır.
Başlangıçta ilgiyle karşılanan Kadroda savunulan düşünceler zararlı
bulunarak derginin imtiyaz sahibi Yakup Kadri, Tiran elçiliğine atanınca
(1934) dergi de kapanır. Bunu Prag (1935), La Haye (1939), Bern (1942),
elçilikleri izler. Tahran elçiliğinden sonra (1949-51) emekli oluncaya kadar
kalacağı Bern elçiliğine yeniden getirilecektir. Zoraki Diplomat adlı
anıları bu yılların ürünüdür.
1955′te emekli olunca yurda dönerek çeşitli dergi ve gazetelerde yazılarını
sürdürdü. 27 Mayıs’tan sonra Kurucu Meclis üyeliğine seçildi. 1961′de Manisa
milletvekili oldu. 1957′de de Ulus gazetesinin başyazarlığını yüklenmişti.
1962′de Atatürk ilkelerine ters düşüldüğünü ileri sürerek CHP’den istifa etti.
1965′ten sonra ise politikadan çekildi. Son görevi Anadolu Ajansı Yönetim
Kurulu Başkanlığıydı. 13 Aralık 1974′te Ankara’da öldü. İstanbul’da,
Beşiktaş’ta Yahya Efendi mezarlığında annesinin yanında yatmaktadır.





 

 

KayboldumFM
Online Saya? WWW.ADA.COM